Tüketici artık ürünü değil ürünün hayatına katacağı zamanı değerlendiriyor. Zaman kazandıran çözümler, fonksiyonu güçlü özelliklerden daha değerli hale geliyor. Markalar iletişimlerinde “bu ürün ne yapıyor” yerine “senin zamanını nasıl daha anlamlı kılar” sorusuna odaklanmalı. Zaman duygusunu yakalayan içerikler satın alma kararını kolaylaştırır. Kullanıcı takvimine dokunan her marka daha kişisel bir bağ kurar. Kampanyalarda süre değil zaman hissi vurgulanmalıdır. Değer saniyelerde ölçülüyor ve zaman en önemli rekabet alanına dönüşüyor.




